Performans Kaygısı

Öfke Kontrolü
Şubat 9, 2018
Eğitimler
Şubat 9, 2018

Performans Kaygısı

SUNUM (PERFORMANS) KAYGISI

Bir topluluğun önünde konuşma, sunum yapmak, insanlara hitap etmek, görüşlerinizi ya da çalışmalarınızı dinleyenlere etkili biçimde aktarabilmek gerek eğitim hayatınız boyunca gerekse gelecekte iş yaşamında sizin için büyük önem taşıyor ya da taşıyacaktır.

Bazı kişiler, topluluk önünde konuşma yapması gerektiğinde, sınıfta söz aldığında ya da bir grup insan karşısında herhangi bir konuşma yapması gerektiğinde, normalin üzerinde kaygı duyar, bu kaygıya performans kaygısı denir.

Performans kaygısı daha çok sunum sırasında yaşanılan ve sıklıkla sahne korkusu olarak adlandırılan bir endişe ve tedirginlik halidir.

Bazı kaygılar dikkati toplamaya ve böylece daha etkili bir performans göstermeye yardımcı olur. Ancak kaygı arttığında ve şiddetli bir hale geldiğinde, üzerinizde yoğun bir baskı oluşur, bunun sonucunda dikkat dağılır ve iyi performans göstermeye engel olur. Özetle, orta düzeyde bir kaygı gerekli ve yararlı, ancak fazla kaygı zarar vericidir.

Performans kaygısı öğrencilerde, sunucularda, sporcularda, oyuncularda, dansçılarda, müzisyenlerde ve iş hayatı içinde yer alan çalışanlarda, kısacası performans sergilemesi gereken herkeste görülebilir. Öğrencilerde görülen performans kaygısına bakıldığında; sınıfta sunum yapmak, ders esnasında söz istemek, konuşma yapmak, sınava girmek gibi durumlarda ortaya çıkabileceğini görüyoruz.

Performans kaygısı olan kişiler; kendi yeterliliklerini veya becerilerini eksik görebilirler, yanlış yapma ve rezil olma korkuları olabilir.

Performans kaygısında ne hissedilir?

  • Hızlı ve yüzeysel nefes alıp verme

  • Terleme

  • Titreme

  • Hızlı nabız atışı

  • Çarpıntı

  • Baş dönmesi

  • Mide bulantısı

  • Ağız kuruması gibi bedensel belirtiler

  • Kaygı, üzüntü, öfke, umutsuzluk, huzursuzluk, tedirginlik, hayal kırıklığı, çaresizlik, suçluluk duyguları

Ne düşünülür?

  • Yeterince iyi değilim

  • Başarısız olacağım

  • Rezil olacağım

  • Her şeyde başarısızım

  • Üstesinden gelemeyeceğim

  • Hiç umut yok, çaba göstermeme de gerek yok

  • Aileme ne diyeceğim? gibi düşünceler

Nasıl davranılır?

  • Gelecekte benzer durumlardan kaçınma veya hızlıca kurtulmaya çalışma davranışları

  • İyi bir sunum yapmaya engel olan faktörler şöyle sıralanabilir:

İyi bir konuşmacının hiç heyecanlanmaması gerektiği düşüncesi

Sunum yapmadan önce ya da sunum yaparken heyecanlanmak son derece normaldir. Sunum yapma düşüncesi ve sunum yapmak hemen hemen herkeste kaygı uyandıran bir durumdur. Hiç kaygı duymayan biri konuşmasını yeteri kadar önemsemiyor olabilir ve sunuma hazırlanmak için de gereken enerji ve motivasyonu da düşük olabilir.

Orta derecede bir sunum kaygısının konuşmanız üzerinde olumlu bir etkisi vardır, sizi motive eder. Durumu ciddiye almanızı sağlar çünkü durumun ciddiyetini anlayamazsanız başarılı olamazsınız. Sınıfta arkadaşlarınız ve öğretmenizin karşısına çıktığınızda kalbinizin hızlı çarpması, ağzınızın kuruması, soluk alıp vermede güçlük çekmeniz, el ve bacaklarınızın titremesi veya kaskatı kesilmesi, sesinizin çıkmaması veya çatallanması, kekelemeniz, terlemeniz, söyleyeceklerinizi unutmanız, karıştırmanız, takılmanız sunum esnasında yaşadığınız kaygının göstergeleridir. Öyleyse bu kaygıyı hiç yaşamamak yerine, ona yenik düşmemeniz ve kaygıyı belirli düzeyde tutarak onunla rahat etmeyi öğrenmeniz önemlidir. Sunum sırasında heyecanlanmanın normal olduğunu ve bir süre sonra geçeceğini kabul etmelisiniz. Böylece paniğiniz yatışır ve kaygınızı kendi lehinize kullanabilmenizi sağlar. Sunum kaygısı belirtilerinin çok az bir bölümü dinleyici tarafından fark edilir ve fark edilen bu belirtiler, sunumun kalitesini fazla düşürmez. Ne yazık ki konuşmacı sesinin çatallandığını fark edince dinleyicinin de bunu fark edeceğini düşünür. Bu konuşmacıyı huzursuz eder ve yeni rahatsızlıkların başlamasına, bedensel belirtilerin artmasına neden olur. Bu kısır döngü böyle devam ederse konuşmacıyı devam edemeyeceği bir noktaya götürebilir. Dinleyiciler büyük olasılıkla, konuşmacının sesi ilk kez çatallandığında, bunun üzerinde durmamışlardır.

  • Sunuma zihinsel ve fiziksel olarak yeterince hazırlanmamış olmak, bilgi eksikliği

  • Zamanı iyi kullanamama

  • Başarı durumunun sürekli başkalarıyla kıyaslanması

  • Başarısızlıkların abartılıp, başarıların görmezden gelinmesi, küçümsenmesi

  • Görev ve sorumlulukların ertelenmesi

  • Aile ve arkadaş grubunun beklentileri ve hissedilen baskı

  • Sunumla ilgili olumsuz düşünceler:

  • Herkes heyecanlandığımı anlayacak.’

  • Rezil olacağım.’

  • Beceremeyeceğim.’

  • Her şeyi birbirine karıştıracağım.’

  • Kimse beğenmeyecek.’

  • Düşük not alacağım.’

  • Başarısız olacağım.’

  • Yetiştiremeyeceğim.’

  • Herkes benden daha iyi yaptı/yapacak.’

  • Aptal durumuna düşeceğim.’

  • Ya tüm bildiklerimi unutursam?’

  • Ne diyeceğimi unutursam hiçbir şey bilmediğimi sanacaklar’ gibi düşünceler kaygının artmasına, dolayısıyla da performansın düşmesine neden olacaktır.

Bu düşünceleri zihninizden uzaklaştırmaya çalışmak yerine, kendinize aşağıdaki soruları sorabilirsiniz:

  • Bu düşünceler benim işimi kolaylaştırıyor mu?

  • Bu düşüncelere inanmak için ne gibi kanıtlarım var?

  • Vereceğiniz yanıtlar, düşüncelerinizin o kadar da mantıklı olmadığını ve işinizi zorlaştırmak, kaygınızı arttırmaktan başka bir işe yaramadığını gösterecektir.

  • Üstelik zihin bu düşüncelerle meşgulken, sunuma odaklanması gereken dikkat ve enerji hedeften uzaklaşıp, dağılır ve performansın düşmesine neden olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir