MAKALELER
Şubat 8, 2018
Depresyonda Mısınız?
Şubat 9, 2018

Anaokuluna Uyum

Preschool

Çocukların okula başlama dönemi, hem çocuk, hem aile için oldukça heyecan verici bir süreçtir. Okula başlamak çocuk için büyük bir değişikliktir. Çocuklar dünyaya geldikleri andan itibaren bulundukları güvenli aile ortamından ilk olarak okul öncesi eğitimi için ayrılılar.  Anaokuluna başlama; çocuğun gelişimindeki en önemli adımlardan biri olmakla birlikte, kendine ait ilk sosyal ortamı oluşturma deneyimidir. Anne babanın en önemli görevlerinden biri de; çocuklara bu dönemde bağımsız ve özgüvenli olmalarında yardımcı olmaktır.

Araştırmalar; her 10 çocuktan 3’ünün okula gitmek istemediğini, giderken sorun yaşadığını ve uyum sağlayamadığını göstermektedir. Bu dönemde her çocuk birbirinden farklı davranış ve duygular gösterebilir. Bazı çocuklar okula daha kolay uyum sağlarken, bazısı için de, bu süreç zorlu geçebilir.

Bu dönemde çocuğun kaygı duyması çok doğaldır. Çünkü bilinmeyen durum, kaygı verir. Bu sebeple, size düşen; mümkün olduğunca okulu bir bilinmez olmaktan çıkarıp, okul konusunda çocuğu aydınlatmaktır.

Çocuğun okula uyumunu etkileyen pek çok faktör vardır:

Çocuğun yaşı ve gelişim durumu,

Daha önce okul deneyiminin olmaması,

Çevreden duyulan olumsuz okul deneyimleri,

Evden/aileden ayrılma korkusu,

Anne-babadan kopamaması,

Anne-babanın çocuktan kopamaması,

Ailenin aşırı koruyucu ve müdahaleci olması,

Tuvalet/yeme problemleri,

Arkadaş edinmeye yönelik yaşanan zorluklar,

Çekingenlik, özgüven eksikliği

Duygusal, zihinsel ve sosyal anlamda okula hazır olmaması ve diğer çeşitli kaygılar çocuğun okula gitmek istememesi veya uyum sağlamakta zorlanmasına neden olur.

Çocuğunuzun bireysel özelliklerinin farkına vararak, sorunun nedenlerini anlamaya çalışmanız, öğretmeniyle işbirliği halinde olmanız, gerektiği durumlarda okul psikoloğumuza danışmanız sorunun ortadan kaldırılması için size yol gösterecektir.

UYUM SÜRECİNİ KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN NELER YAPABİLİRSİNİZ?

  • Öncelikle çocuğunuza okulla ilgili olumlu mesajlar veriniz:

Okulun, tamamen çocuklar için düzenlenmiş bir yer.“

Okulda hoşuna gidecek etkinlikler yapacaksınız.”

Bol bol oyun oynayacak ve eğleneceksiniz.”

Yeni arkadaşlar edineceksin.”

  • Okulu tanıtıp, başlamadan önce gezdirip, öğretmenleriyle tanışmasını sağlayın,

  • Yaşı küçük ve ilk kreş deneyimi ise; ilk günlerde yarı zamanlı olarak başlatıp, yanında durun ve kademeli olarak yanından ayrılıp, okul saatlerini uzatın, gerekirse bir süre bahçede beklemeye devam edin,

  • Okulun her gün gidilmesi gereken oyun, arkadaş ve eğitim yeri olduğunu net bir şekilde anlatıp, okulla ilgili abartılmış, yanlış bilgi vermeyin,

  • Okul korkusu yaşayan çocuklar, okula olan isteksizliklerini tipik bir şekilde çeşitli bedensel yakınmalarla ifade eder ve evde kalmak için ailelerini ikna etmeye çalışırlar. Sabahları daha sık görülen karın ve baş ağrıları, mide bulantıları, tuvaletini tutma veya altına kaçırma, gece ağlamaları ve uykusuzluk gibi yakınmalar; okula gitmemelerine karar verildiğinde azalma gösterir ya da ortadan kaybolur. Üstüne gidildikçe tepinirler, ağlarlar ve gerginlikleri artar.

  • Ayrılık sahnesi kısa tutulmalı, anne/baba çocuğa onu sevdiğini, okulda güvende olduğunu ve gün sonunda onu gelip alacaklarını söyleyerek vedalaşmalıdır.

  • Anne/babadan ayrılmak istemeyen çocuğu, öğretmeninin kapıda karşılayarak destekleyici ve sevgi dolu olması sağlanmalıdır.

  • Bak herkes nasıl güzelce okuluna gidiyor, hiç ailesini üzmüyorlar, sen neden böylesin?” vb. ifadelerle çocuğunuzu diğer çocuklarla kıyaslamak yerine, onun güçlü ve olumlu yanlarını vurgulamaya ve bu yönlerini kullanması yönünde desteklemeye özen gösterin. Ayrıca, çocuğunuzun zayıf olduğunu düşündüğünüz yönlerini evde basit görev ve sorumluluklar vererek güçlendirip geliştirmesine yardımcı olabilirsiniz.

  • Evde, okuldakine benzer faaliyetler yapabilirsiniz. Bu etkinlikleri hem çocuğunuz okula başlamadan önce, hem de okula başladıktan sonra okulla eş zamanlı olarak çocuğunuzun gelişimini desteklemek ve onunla verimli zaman geçirebilmek için kullanabilirsiniz. 

  • Okuldan seni almayacağımızdan korkuyorsun, ama emin ol, hiç kimse okulda kalmadı. Okulunuz bittiğinde, kapıda ben veya baban seni bekliyor olacağız.” gibi cümlelerle rahatlatmaya çalışabilirsiniz.

  • Okulda arkadaş edinemeyeceğinden endişeli olabilir, bunu size ifade etmese de, “Senin gibi yeni başlayan pek çok çocuk olacak, mutlaka arkadaş edineceksin, zaten öğretmenler de birlikte oynamanız ve arkadaş olmanızı sağlayacak“ demeniz endişesini azaltacaktır.

  • Diğer çocuklarla kaynaşmasını kolaylaştırmak için sınıfındaki diğer ailelerle çocukları bir araya getirecek, okul dışı faaliyetler düzenlenebilir. 

  • Okuldaki kurallara uyum sağlamakta zorluk çekiyorsa; “Sınıftaki kurallar, sizin daha çok ve daha güzel etkinlik yapmanıza yardımcı oluyor. Eğer kurallar olmasaydı, sınıfınızda çok gürültü olabilirdi, herkes istediğini yapmak istediği için sen istediğin gibi oynayamayabilirdin.” gibi cümlelerle kuralların önemini anlatabilirsiniz.

  • Okulla ilgili kaygılarınızı çocuğunuzun duyacağı şekilde dile getirmemek.

  • Okula gitmediği takdirde, artık yaşıtları da okulda olacağı için, evde kalması halinde sıkılabileceğini belirtin,

  • Okula giden yaşıtlarının okulla ilgili olumlu deneyimlerini çocuğunuzla paylaşmasını sağlayın,

  • Okul dönüşü çocuğa “Okulu/öğretmenlerini sevdin mi? Korktun mu? Okula alıştın mı? Yemeğini yedin mi? Ağladın mı?” gibi sorular yerine; yalnızca “Günün nasıl geçti?” gibi genel sorular sormak.

  • Öğretmen ile işbirliği halinde olup, çocuğun bunu görmesini sağlayın,

  • Okulla ilgili konuşurken rahat, mutlu, kendinizden ve çocuğunuzdan emin durmaya dikkat ediniz, çocuğunuz en ufak huzursuzluğunuzu bile anlayıp, daha çok endişelenebilir.

  • Her türlü duygusunu anladığınızı ve yanında olduğunuzu gösterin.

UYUM SÜRECİNİ ZORLAŞTIRAN DURUMLAR

  1. Velinin çocuk ile birlikte sınıfa girmesi (Özel durumlar hariç)

  2. Çocuğun ayrılmakta zorlandığı bir yetişkin tarafından okula getirilmesi,

  3. Okulda vedalaşma sürecinin çok uzun veya çok kısa tutulması,

  4. Vedalaşmadan, ağlarken bırakıp, kaçarcasına gitmek,

  5. Çocuğu okula bırakan velinin çocuktan bir türlü ayrılmak istememesi,

  6. Çocuğun öğretmen ve okul ile korkutulması,

  7. Ev ve okul ortamını kıyaslayarak okulun daha resmî ve kuralları olan bir yer olduğuna daha çok vurgu yapılması,

  8. Çocuğun okula alışması ile ilgili kaygılarının aile tarafından çok fazla dile getirilmesi,

  9. Çocuğun okulda geçireceği saatler için aile bireylerinin çocuğun yanında planlamalar yapması,

  10. Velinin çocuğa okulda “Sıkıldın mı? Korktun mu?” gibi sorular sorması,

  11. Aile bireylerinin çocuğun okula gitmesi ile ilgili tutarsız davranışlar sergilemesi.

  12. Okulun ders yapılan bir yer olduğunun söylenmesi.

  13. Geçerli bir gerekçesi olmadığı halde, okula keyfi olarak gelmemek

  14. Çocuğu okuldan almaya geç kalmak veya söz verdiği halde almaya gelmemek.

  15. Okula gitmek istemedği için azarlamak,

  16. Okula gelmeyi pazarlık konusu haline getirmemeye dikkat ediniz. “gidersen çıkışta oyuncak alırız, parka gideriz” vb. cümleler yerine, okula düzenli olarak gitmesi gerektiğini net ve uygun şekilde anlatınız.

Bazı çocuklarda, anaokulu yaşantısıyla birlikte, sosyal ilişkilerinde sorunlar, ayrılma kaygısı veya çekingenlik, utangaçlık da görülebilir. Anaokulu, çocuğun ilk kurallı sosyal ortamıdır. Çocuğa baskıcı davranmamak, öğretmenin güven veren tarzı, yine aile ve öğretmenin kararlı tavrı önemlidir.

Okuldan uzak kalmanın getireceği sorunlar nedeniyle bu tür durumların olabildiğince çabuk çözüme kavuşturulup çocuğun okula alışması sağlanmalıdır. Bu sorunların doğal olduğu unutulmamalı ve çocukların okula gitmek istememe ile ilgili bahaneler uydurması yadırganmamalıdır.

Unutmayınız; ailenin göstereceği kararlılık, sabır, okul öncesi eğitime ve başladığı eğitim kurumuna gösterdiği inanç ve güven çocuğun uyumunu kolaylaştırır. Siz ne kadar rahat ve huzurlu olursanız, çocuğunuz da o kadar çabuk uyum sağlayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir