Anaokuluna Uyum
Şubat 9, 2018

MAKALELER

DEPRESYON NEDİR?
Depresyon denilince, akla ilk gelen şey üzüntüdür. Depresyondaki çoğu insan yoğun üzüntü duymakla beraber, depresyon yalnızca ‘üzüntü’ değildir. Herkesin zaman zaman mutsuz, çökkün, hüzünlü, kederli, karamsar, umutsuz, sinirli, sabırsız, gergin hissettiği olmuştur. Bu hisler çok güçlü, baş edilmesi zor ve uzun sürerse, depresyon olarak tanımlanabilir.
 Depresyon psikiyatrik hastalıklar içinde en sık rastlanan (Kadınlarda iki kat fazla olmak üzere, her beş kişiden birinde) ve tedavi edilmezse insan yaşamını tehdit edebilen bir hastalıktır.
Depresyonun Belirtileri
Depresyon tanısı için; aşağıdaki belirtilerin en az beşinin son iki hafta boyunca hemen hemen her gün görülmesi gerekir. Özellikle mutsuzluk, hüzün, keder ya da hayattan zevk alamama belirtilerinden en az birine, diğer belirtilerden bazıları eşlik ediyorsa depresyonda olabilirsiniz.
1. Günün büyük bir kısmında gözlenen çökkün bir duygu-durum hali (Kendini mutsuz, ağlamaklı, moralsiz, kederli, çaresiz, sıkıntılı hissetme hali). Sanki boşluktaymış, hayat kısır bir döngüye girmiş gibi.
2. Çoğu etkinliğe karşı ilgi ve zevk almada azalma (Yani daha önce keyif alınan işler, hobiler ve alışkanlıklardan artık hoşlanmama, bıkkınlık,).
3. Diyet uygulanılmamasına karşın önemli derecede kilo kaybı ya da alımı ( Bir ay içinde vücut ağırlığının %5’inden fazlasının artması ya da azalması)
4. Uykusuzluk, uykuya dalmakta güçlük, her zamankinden daha erken ve sıkıntıyla uyanma ya da aşırı uyku hali. (Sanki uykuya doyamıyor, göz kapaklarını açık tutamıyormuş gibi uykular düzensizleşmeye başlar.)
5. Halsizlik, yorgunluk hisleri, daha önceki günler kadar enerjik hissetmeme. Ne kadar dinlenilirse dinlenilsin geçmeyen bir yorgunluk, hiçbir şey yapmaya hatta parmağı kıpırdatmaya bile hali yokmuş gibi hissetme. Vücudun çeşitli yerlerinde (özellikle baş, sırt, bel, kol ve bacaklarda) niye olduğu anlaşılamayan ağrılar. Baş dönmesi, bağırsak sorunları, çarpıntı, midede ağrı ve bulantı.
6. Kendini değersiz hissetme, küçük görme, kendini beğenmeme, suçlama, eleştirme ya da günahkâr hissetme hali. Hiçbir işe yaramadığını, kimsenin umurunda olmadığını düşünme.
7. Dikkat toplama yeteneğinde azalma olması (Konuşulanlara, okunan şeylere, izlenilen dikkatini verememe, gibi) ya da kararsızlık, dalgınlık, kafa karışıklığı hali.
8. Tekrarlayan ölüm düşünceleri (Ölsem de kurtulsam, ölsem herkes rahat eder gibi), intihar planları ya da eylemlerinin varlığı. Bu düşüncelerden biri, bir kez aklınıza gelmiş bile olsa, mutlaka bir ruh sağlığı uzmanına danışın)

Depresyonun Nedenleri
Depresyon kimi zaman hiçbir çevresel etki olmadan, stres unsurları bulunmadan da başlayabilir.
 Depresyon sadece önemli olay ya da durum karşısında büyük üzüntü ve umutsuzluğa kapılmak değildir.
Depresyona neden olan faktörler kısaca şöyle özetlenebilir:
• Olumsuz yaşam olayları
• Kayıplar veya yas gibi yaşamsal travmalar
• Aşırı stres
• Bedensel engel yaratabilecek rahatsızlıklar
• Mevsim değişiklikleri
• Ülke/şehir değişiklikleri, adaptasyon gerektiren yeni yaşam koşulları
• Kronik ya da ölümcül hastalıklar (Kanser, epilepsi, aids gibi)
• Bazı ilaçlar (Kardiyak ve hipertansifler gibi )
• Partner, evlilik veya aile sorunları
• Okul veya iş yaşamı sorunları
• Kalıtsal yatkınlık
• Ergenlik, yaşlılık veya doğum sonrası dönemi
Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?
Depresyonunuza sahip çıkın. Öncelikle sizde depresyon olup olmadığı konusunda bir şekilde bilgilenin ve ona göre tedavi arayışına- gerekirse- girin. Depresyonun uzun süreli bir hastalık olduğunu ve depresyonla tedavinin aslında bir tür mücadele olduğunu da bilmek gerekir.
Depresyonla başa çıkabilmek ve tedaviyi kolaylaştırmak için neler yapılabilir?
• Hayatınızda sizi nelerin mutsuz ettiğini, zorlaştırdığını görmeye çalışın. Bunları değiştirme gücüne sahip olduğunuzun farkında varın.
• Depresyondayken, yaşadığınız olayları, olduğundan daha karamsar, daha olumsuz algılama eğiliminiz olabilir. Aslında her şey o kadar kötü gitmiyor, sadece siz öyle algılıyor olabilirsiniz ya da olumsuzluklar kadar olumlu yaşam olayları da oluyor ancak siz göremiyor olabilirsiniz. Yani, bunun bakış açınızla ilgili olabileceğini hatırlayın, hayatınıza dair bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
• Gün boyunca nasıl hissettiğinizi not alın, böylelikle haftanın değerlendirmesini yapabilir; örneğin, günün hangi saatinde, ne yaparken, neredeyken daha olumsuz duygular yaşadığınızın farkına varabilirsiniz.
• Kendinizi daha iyi hissettiğiniz zamanlarda, neler yaptığınızı not alın (Örn: bir arkadaşınızla görüşmek, gezinti yapmak gibi) ve bunları daha sık yapın.
• Evi toplamak, yemek hazırlamak gibi rutin aktiviteleri de içeren, sizi çok zorlamayacak günlük planlar yapın. Birdenbire birçok aktivitede bulunmak yerine, aktivite sayısını ve süresini yavaş yavaş artırın. Tamamladığınız her aktiviteyi bir “başarı” olarak değerlendirin ve yanına bir yıldız (* )koyun.
• Bedensel aktiviteler bu süreçte en büyük yardımcılarınızdan olacaktır. En basit yürüyüşün bile depresyon tedavisinde çok büyük bir yardımcı unsur olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar mevcuttur. Spora zaman ayırın. Hareket etmek size zor gelse de, mutlu hissedebileceğiniz günleri tekrar kazanabilme düşüncesi sizi motive etsin..
• Biraz hareketli olmanın yanı sıra, sağlıklı beslenmenin depresyonla baş etmede önemi oldukça büyüktür. İngilizcedeki “You are what you eat” (“Yedikleriniz sizi simgeler, temsil eder”) deyimine kulak verebilir, dengeli, sağlıklı beslenmenin ruhsal durumunuzu olumlu etkileyeceğini kendinize hatırlatabilirsiniz.
• Kendinizi kederli, üzgün hissettiğinizde, kendinize neler söylediğinizi, kendinizle nasıl konuştuğunuzu not almaya çalışın. Sözgelimi, kendinizi “değersiz” hissediyorsanız, kendi kendinize sorun: “Bunun doğru olduğuna dair ne gibi kanıtlarım var? Bunun gerçek olmadığına dair ne gibi kanıtlarım var? Aynısını bir arkadaşım söyleseydi, ona ne derdim?” Sonrasında ise cevaplarınızı yazın. Hissettiklerinizin aslında çok da güçlü kanıtlara dayanmadığını göreceksiniz.
• Kendi kendinize, kulaktan dolma bilgilerle, ya da eş-dost tavsiyesiyle antidepresan ilaçlar almayın. Psikiyatrist kontrolünde kullanılmayan ilaçların yarardan çok zarar verebileceğini unutmayın.
• Ufak da olsa her başardığınız şey için kendinizi takdir edin. Örneğin buradaki önerilerden bazılarını uyguladığınızda, kendinizi biraz daha iyi hissetmeye başladığınızda, kendinize “Bunu başardın!” diyebilin. Bir uzman yardımı almayı düşünmek ve bu konuda somut adım atmak bile bir gelişmedir, bunları göz ardı etmeyin. İyileşmek yavaş yavaş, ufak adımlarla olur.
• Depresyondayken beyin sürekli geçmişte yaşadığı olumsuz şeyleri hatırlar, böylece suçluluk, pişmanlık duygularına yol açar. Bazen de çok ufak şeylere takılır. Bunun, depresyonun yol açtığı bir durum olduğunu hatırlayın. Yaşadığınız olumlu, iyi anıları da hatırlamaya çalışın. Daha mutlu hissettiğiniz günlerdeki gibi düşünmeye ve davranmaya çalışın. Olumsuz düşünme-Olumsuz Davranma-Olumsuz hissetme kısır döngüsünü kırabilirsiniz. İlk başlarda zorlansanız da, olumlu düşünerek ve hareketinizi artırarak, bir süre sonra daha olumlu da hissetmeye başlayabilirsiniz.
HATIRLAYIN!
 Depresyon kişisel ya da duygusal bir zayıflık göstergesi değildir. Depresyon; yaşamlarını başarıyla sürdüren, güçlü, sağlıklı insanlarda da görülebilir.
 Depresyon her yaş, ırk, cinsiyet, meslekten ve yaşamını başarıyla sürdüren, sağlıklı görünen insanlarda da görülebilen, yaygın bir rahatsızlıktır.
 Depresyon fizyolojik hastalıkları da tetikleyebilir.
 Gündelik yaşamın düzenini bozar, aile, arkadaş ilişkilerini, iş, okul hayatını olumsuz etkiler.
 Depresyon tedavisinde, hekim kontrolünde kullanılan antidepresanlar bağımlılık yapmaz.
 Depresyon hastaları ‘İçine kapanır, dünyadan elini eteğini çeker, hiç gülmez’ gibi inanışlar doğru değildir. Depresyon hastalarının çoğu günlük aktivitelerine devam eder, ancak verimlilikte bir azalma olabilir.
 Eğer depresyondaysanız, enerjinizin ve umutlarınızın tükendiğini hissedersiniz, bu nedenle, bu durumdan kurtulabilmek – içinde bulunduğunuz duygu durum nedeniyle – imkansız dahi gelebilir! Fakat, daha iyi hissedebilmeniz mümkündür!
 Depresyon tedavi edilebilir bir bozukluktur. Tedavi edilmezse bazı kişilerde intihara dahi yol açabilir.
 Önemli olan, doğru ve etkin bir tedavinin alınmasıdır. Uzman klinik psikologlar ve psikiyatri uzmanları bu konuda başvurabileceğiniz kişilerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir